Turkey-Egypt Axis Has the Potential to Influence Global Geopolitics - Politics Today

Türkiye-Mısır Ekseninin Küresel Jeopolitiği Etkileyebilecek Potansiyeli Var – Siyaset Bugün

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Şubat’ta Mısır’a yaptığı ziyaret ve muadili Abdül Fettah Sisi ile yaptığı ikili görüşmeler, 2021 yılında başlayan normalleşme görüşmelerinin bir sonucu olarak görülebilir ve iki ülke arasındaki ortaklıkların birçok alanda yeniden kurulması için net bir irade belirtisi olarak değerlendirilebilir. Şüphesiz olarak, Libya, Sudan ve Doğu Akdeniz gibi bölgesel konularda önemli aktörler olan Türkiye ve Mısır arasındaki potansiyel işbirliği, özellikle Gazze meselesinde, bu kriz alanlarının dönüştürülmesinin yolunu açabilir. Ancak, bölgesel konular küresel jeopolitik çerçevede düşünüldüğünde, iki ülkenin bölgesel krizlerdeki ortak tutumu farklı anlamlar taşımaktadır. Aslında, Ankara ve Kahire arasındaki süregelen diplomatik yakınlaşma, küresel güç dengelerinde önemli bir değişikliği işaret etmektedir. Bu noktada, Türkiye ve Mısır’ın dış politika yaklaşımlarının uyumlaştırılması, iki ülkeyi çok kutuplu dünya düzeninin arka planında birleşmiş bir güç merkezi olarak konumlandırabilir. Bu senaryo, ABD’nin Orta Doğu’daki etkisinin belirgin bir şekilde azaldığı ve ekonomik, askeri ve siyasi müdahaleleri yoluyla uyguladığı yaptırımların etkisini kaybettiği bir dönemde ortaya çıkmaktadır. İki ülke arasındaki ilişkilerin rekabetten işbirliğine evrimleşmesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgesel stratejilerinde algılanan boşlukları doldurmak için önemli fırsatlar sunacak ve özellikle bölgede Avrupa Birliği’nin etkisini genişletmeyi hedefleyen ülkelerle ortaklıkların gelişmesine imkan tanıyacaktır. Avrupa Birliği ve Doğu Akdeniz denklemi AB perspektifinden bakıldığında, ortaya çıkan Ankara-Kahire ekseni birden fazla boyutta değerlendirilebilir. İlk olarak, Türkiye ve Mısır arasındaki yakınlaşma, Doğu Akdeniz üzerinden daha koordineli göç akışları konusunda AB içinde ortak müzakereler için bir fırsat sağlayabilir. Geçmişte karşı kutuplarda bulunan iki bölgesel gücün işbirliği, AB ülkeleri tarafından kontrolsüz göç akışlarının kaynağı olarak görülen Libya ve Sudan gibi çeşitli kriz noktalarında istikrar ve barışın sağlanmasını sağlar. Öte yandan, Türkiye’nin ve Mısır’ın göç yönetimini kontrol ve koordinasyonu, özellikle Akdeniz’e kıyısı olan AB ülkeleri için, bu iki ülkenin dengeyi kendi lehlerine çevirmek için devam eden müzakerelerde anahtar tranzit ülkeler olarak konumlarını kullanabilecekleri anlamına gelmektedir. İki ülkenin diğer bölgesel konularda taviz elde etme veya destek alma şansı da artabilir.